
Kendimize dönüp baktığımızda hiçbir eleştiriye tahammül edemediğimizi üzülerek görüyorum. Bu bir genelleme bile olsa biliyorsunuz ki doğruluk payı çok yüksek. Özellikle de bizi eleştirenler itaatkar veya köle ise. Ne “hadlerine” değil mi? Nasıl olur da ulu bir varlık olan bizler eleştirilebiliriz!. Onlar ayaklarımızın altında sürünmeye mahkum zavallı yaratıklar değil mi? Empati kurduğumuzu hiç sanmıyorum. Kurmamız gerekli mi? Bu soruya cevap bile vermek istemiyorum. [rml_read_more]
Ruhu doğuştan itaat etmek ve varoluş kaygısının temelinde, sadece kendisini anlayacak birine ihtiyaç duyan gerçek bir itaatkârın daimi olarak sömürüldüğünü, kullanıldığını, beslediği ve var olduğu duygular yüzünden kaybetme korkusu veya endişesi ile istemeyerek pek çok şeyi yaptığını, yaptırıldığını biliyoruz. Hadi ama “ben hiç yapmıyorum” diyip bir kenara çekilmek ve tecavüze göz yummak bizim yaptığımız. Kayıtsız kalıyoruz. Gerçekten buna ihtiyacı olan ve artık güvenemediği için adım adım uzaklaşan o denli güzel ruh var ki. Acımasızca onları yıllar boyunca kullanarak duygularına zarar verilmesine göz yummadık mı? Kendi “tercihi” diyerek, zırhımızın arkasına geçip “bananecilik” yapmadık mı? Hatalı olduğu halde sırf dominant veya arkadaşımız olduğu için susmadık mı. Hepimiz yaptık.Yapıyoruz.. Bu satırları yazarken sanki bir kutunun içinde günahlarımı, yüzünü görmediğim bir adama anlatırcasına arındırılmak ve affedilmek istiyorum. Yaptığımız, göz yumduğumuz, gözardı ettiğimiz o kaybolan uzaklaşan “ruh”lar için kendimi, sizi, onları ve diğerlerini suçluyorum. Toplumun ve iktidarın baskıcı ahlaki düzeninin haşarı çocukları olan bizler! yeri geldiğinde mangalda kül bırakmazken, kaçımız bir sahip veya sahibeye karşı bir itaatkarı veya köleyi haklı bulup savunduk.. Aynı yırtıcı hayvanlarız hepimiz. Sadece kendi türümüzü anlayabiliyor ve empati kurabiliyoruz.
Hayatımızı susarak ve görmeyerek yaşamaya devam edemeyiz. Yanlış varsa sesimiz çıkmalı. Varsın bir daha konuşmasın, varsın dışlasınlar. Sanıyoruz ki itaatkâr / köle ruhlu olanların sesi çıkmaz, bağıramaz.. Sanıyoruz ki başkaldıramaz. Bir tek kölenin tüm Roma imparatorluğuna başkaldırdığını yazdı dünya tarihi. Gezi parkı direnişinde en ön saflarda sessizce onlar vardı.. Bizim ayaklarımıza kapanan bu güçlü “Ruhlar” zavallı, aciz oldukları için kapanmıyorlar. Onlar, içlerindeki volkanı söndüremedikleri için kapanıyor ayaklarınıza. Dehlizlerinizde ki tek bir boşluktan gökyüzüne yükselecek bir alev topu onların ruhu. Dizginlenmek, zarar vermemek etrafı yakıp yıkmamak için önümüzde eğiliyor pek çoğu. Biz bunu bile anlayamayacak kadar çaresiziz oysaki. Derisini aralayıp kalbine bakamıyor, bencil ruhlarımızın beslenmesi için egolarımızın kölesi oluyoruz. O zaman size milyon dolarlık bir soru “Kim köle…” [/rml_read_more]
-
Röportaj “Nedir Bu Sugarbaby Dedikleri”
MobyDickAndAhab |
Öncelikle sorularımıza yanıt vermeyi kabul ettiğin için teşekkür ederiz. Okuyucunun kafasında bir profil oluşması için kendini tanıtır mısın? Rica...
-
Köpekler Pantolon Giymez
MobyDickAndAhab |
BDSM dünyasına girerek yasını hafifletmek… Dünya prömiyerini Cannes’da Yönetmenlerin On Beş Günü Bölümü’nde yapan Köpekler Pantolon Giymez, eşi gözlerinin...
-
“Gerçek Efendi”nin Dikkatsizliği Ölüm Getirdi
MobyDickAndAhab |
St.Paul, Minnesota’da 2002 yılının Kasım ayında, 54 yaşındaki Steven H. Bailey, internetten tanıştığı 53 yaşındaki Maceo F. Brodnax ile...
-
LGBTQ+ Kinky Teoriler: Çeşitlilik, Kapsayıcılık ve Cinsel Özgürlük
MobyDickAndAhab |
LGBTQ+ topluluğu, yıllardır mücadele ettiği ayrımcılık ve baskılarla birlikte, heteronormatif normların dayatmalarıyla da mücadele etmek zorunda kalmaktadır. Kinky uygulamalar...
-
Neden Latex?
MobyDickAndAhab |
BDSM ve kinky topluluklarında, latex kıyafetler, özellikle de catsuit’ler, sıklıkla kullanılır. Bu kıyafetler, bireysel fetişlerin yanı sıra, cinsel kimliklerin...
-
“The Rabbit Hole” Dark Night Party / İstanbul
MobyDickAndAhab |
24 Eylül Pazar günü, nihayet İstanbul’un en ateşli, en kinky, en karanlık partisi için hazırız. Gecenin pek çok sürprizi, eş zamanlı gösterileri ve...
-
GZone Our Pride: Kinkyball
MobyDickAndAhab |
GZone’un en kışkırtıcı partisine hazır mısın? Our Pride Kinkyball partisi 6 Mart Cuma akşamı RX Istanbul’da. “Bondage” temelli Shibari...
-
İtaatkar Eğitimi
Janet |
Özellikle gelen bir talep ile bu konuda yazmak istedim. Grinin 50 Tonu kitabından bu yana özellikle de kadınlar arasında...
Son Eklenenler
BDSM Terimleri
Diğer Bölümler
Son Yorumlar
- Test : Ne Tür Bir Daddy & Mommy Dominantsınız? için Pagan
- Test : Seks IQ’nuzu Ölçmeye Var Mısınız? için Handan
- BDSM Nedir? Ne Değildir? için dominat16
- İlişkideki Rolünüz Ne? (Test) için Bulut
- Test : Ne Tür Bir Daddy & Mommy Dominantsınız? için Bulut










Ben de gerek çevrede gerek sosyal medyada gördüğüm bazı saçmalıklar sonucu kendime çoğu zaman soruyorum "kim köle" diye. (Ki köle sıfatını kullanmayı da sevmiyorum) sahip/sahibe-köle'den önce insan. Köle diye tabir edilen insanları anlamıyorlar ve hiç anlamayacak bazıları. Itaatkarlarin dövülüp, sövülüp farklı farklı uygulamalarla parasının alınması değil, eksiklerinin tamamlanması gerekiyor. Sahip/sahibelik bunu gerektiriyor. Her zaman söylediğim gibi bazıları efendi olmanın gerçek anlamını hiç bir zaman gelmeyecekler.
Sanırım bu durum dominant karakterlerin "ego"sundan kaynaklanıyor.
Yanlış yapmayacak, her yaptığı doğru olacak, dünya kendi etrafında dönecek diye düşündükleri için, eleştiri bir yana en ufak bir fikire dahi tahammül gösteremiyorlar bazen.
Bu durum aslında nispeten olması gerektiği gibi bence. Sonuçta itaatkarlar olarak tek bir insan odaklı bir yaşam sürmek istiyoruz. O ne derse o olsun, kendimizi O'na göre şekillendirelim, bir bağ kuralım istiyoruz. Ancak bizler de insanız ve bağlanacağımız insana güvenmek istiyoruz. Kendisine ve bizlere zarar verebilecek davranışları görebiliyoruz ve dile getirmek istiyoruz. Sonuçta O'nu önemsiyor, değer veriyor ve her şey O'nun iyiliği için olsun istiyoruz.
Sevgili, Janet Hanım, yine harika bir yazı olmuş ve muhteşem bir son sözcükler bitirmisiniz yazınızı "kim köle" diyerek, emeğinize sağlık..Owk Simon.