BDSM şemsiye teriminin altında bulunan esaret, hakimiyet, itaat, sadizm, mazoşizm gibi aktiviteleri uygulayanların çok yaygın olmasına rağmen, BDSM’ i sarmalayan toplumsal damgalanma, uygulayanların ilgilerini dile getirme istekleri konusunda risk teşkil ediyor. Cinsel eğitimin toplumsal damgalanmayı nasıl etkileyebileceğini ve riskleri önceden uyarabileceğini ortaya koymak için açılma ile ilgili risk faktörlerini inceledik. Yarı yapılandırılmış görüşmelerde 20 yetişkinden BDSM ilgilerini açıklama deneyimleri hakkında bilgi verilmesi istendi. Katılımcıların çoğu BDSM ilgilerinin 15 yaşından önce başladığını, bazen ise güven verici/rahatlatıcı bilginin yokluğunun kaygı ve utanç durumu yarattığını belirttiler. Yetişkinler, BDSM’ i cinselliklerinin temeli olarak ele aldıklarını bundan ötürü de açılmayı buluşmaların ayrılmaz bir parçası olarak cevapladılar. Buluşma harici durumlarda ise, açılma kararı dürüstlük arzusu ile uygunluk arzusunu dengeleyen daha komplike bir husus. Bazı katılımcılar ise, ilgilerinin açığa çıkmasının işlerini tehlikeye atabileceği konusunda endişeli. Toplumsal damgalanma ile ilgili deneyimler fazlasıyla çeşitlilik göstermekte.

ÇALIŞMANIN AMACI

Mevcut kaynaklarda, BDSM’ ye (esaret hakimiyet, itaat, sadizm ve mazoşizm gibi cinsel ilgileri içeren şemsiye bir terim) ilgili olmayı beyan etme konusu büyük oranda açıklanmamış durumdadır. BDSM’ ye ilginin yaygın olduğuna (Renaud & Byers, 1999), sıklıkla toplumsal damgalanmanın ve bireylerin açılma eylemine çekindiklerini (Wright,2006) gösteren kanıtlar bulunmakta. BDSM’ ye olan ilginin açıklanmasının eşcinsellik söz konusu olduğundaki “ortaya çıkma” (coming out) ile benzer olduğunu veya BDSM ile ilgilenen herkesin yapmak istediği ya da “yapması” gereken bir eylem olduğunu varsaymıyoruz. Aksine, lezbiyen, gey ve biseksüel (LGB) bireylerin açılmalarını, toplumsal damgalanmayı ve utanç duygusunu yönlendirmelerine yardım eden sayısız kaynaktan ilham alıyoruz. İnsanların cinsel eğilimlerinde yalnız olmadıklarının güvencesini vermek, “farklı” hissetmek ile ilişkili olabilecek utanç duygusuyla başa çıkmada yardım etmek, damgalanma ile başa çıkmada yardımcı olmak ve açılmanın potansiyel tehlikeleri konusunda uyarmak gibi LGB komitesinin sosyal yardım odakları BDSM alanına kolaylıkla aktarılabilir. Bu proje, BDSM’ ye ilgi duyan kişilerin açılma ile ilgili deneyimlerinin cinssellik eğitimine entegre edilebilecek potansiyel destek alanlarını belirlemeye yönelik bir araştırmadır.

BDSM NEDİR?

Bu araştırmada BDSM terimi temel olarak esaret (B), hakimiyet (D), itaat (S), sadizm (aynı “S”), ve mazoşizm (M) ile ilgilenen kişileri kapsayıcı bir şekilde belirtmek için kullanılmaktadır. SM (alternatif olarak “S/M ve “S&M”) terimini kullanan bir araştırmadan alıntı yaparken terimi olduğu gibi tuttuk. Bazen BDSM, uygulayanlar tarafından “kink” olarak adlandırılır. İlk çalışmalardan biri esaret, şaplak ve role-play gibi çeşitli aktivitelerden dolayı sadomazoşistlerin “ birlik olarak bir sınıflandırma yapmayı zorunlu kılacak kadar homojen bir grup olmadıkları” sonucuna varmıştır (Stoller, 199, p.9). Weinberg ise 1987’de, SM’nin tanımını insanların taklit oyunlarını gerçek şiddet ve hakimiyetten ayırt ettikleri bir “çerçeve” ile ele alır ve bu çerçeve BDSM felsefesi olan “güvenlilik, aklı başındalık ve rızaya” dayanıyor. Başka bir ortak nokta ise yinelenen unsurlardır; güçle (değiş tokuş etmek, almak ya da vermek), zihinle (psikoloji) ve duyular ile (duyuları kullanmak ya da yoksunluğunu sağlamak, acı ya da yoğun duyumsama deneyiminde vücut tarafından salgılanan kimyasallarla çalışmak) “oynamak” (Pawlowski, 2009)

GEÇMİŞ

Birleşik devletlerdeki BDSM’ nin yaygınlığı tam olarak bilinmiyor ancak 2010 yılındaki verilere göre “BDSM” terimi Google’da aratıldığında 28 milyon web sayfası sonuç olarak çıkmakta. Janus ve Janus’un 1993 yılında bulduklarına göre Amerikan erkeklerinin %14’ü ve Amerikan kadınlarının %11’i SM ile uğraşmıştır. Kanadalı üniversite öğrencilerine ilişkin bir çalışma ortaya koymuştur ki %65’i bağlanmanın fantezisini kurarken %62’si ise partnerini bağlamanın fantezisini kurmakta (Renaud & Byers, 1999).
SM-kimlikli katılımcılarla yürütülen ilk deneysel çalışma ise 1977 yılına ait sosyolojik, sosyal psikolojiye yönelik olan araştırma, davranışların betimlenmesi üzerine odaklı iken psikososyal faktörler, etiyoloji ya da SM kimliğinin veya ilgisinin kazanımı konularını ise göz ardı etmiştir (Weinberg, 1987). Diğer cinsel azınlıklarla yürütülen çalışmalardan biliniyor ki; cinsel kimlik inşası zamanla gelişen karmaşık bir süreç olabilir (Maguen, Floyd, Bakeman & Armistead, 2002; Rust, 1993). 1987’de Weinberg’in belirttiği üzere kendini eşcinsel olarak tanımlayan bir erkeğin kilit noktası, “yapmanın” “olmaya/varlığa” dönüştürülmesi, yani davranışları ve duyguları esasen kim olduğuna dayandırarak görmesidir. Bu sürecin kendini BDSM ile tanımlayan kişiler için benzer olup olmadığı ise bilinmemektedir. Kolmes, Stock ve Moser 2006 yılında anketlerindeki cevapların çeşitliliğinden, bazı kişiler için BDSM ile ilişkide olmak alternatif bir cinsel kimlik iken bazıları için ise “cinsel yönelim” uygun bir betimleyici olarak görülmemektedir bulgusunu belirtir.
SM’ ye ilgi erken yaşlarda görülmeye başlanabilir, hatta bu ilgi genellikle bireylerin yirmili yaşlarında görülür (Breslow, Evans, & Langley, 1985). Moser ve Levitt 1987’de yürüttükleri araştırmada, beraber çalıştıkları SM destek grubunun %10’u 11 ile 16 yaşları arasında “ortaya çıkarken” %26’sı da ilk SM deneyimlerini 16 yaş civarında yaşadıklarını belirtmişlerdir, açılan kişilerin %26’sı ise ilk deneyimlerini yaşamadan SM ile ilgilendiklerini “açıklamışlardır”. 1999 yılında Sandnabbe, Santtila ve Nordling tarafından Finlandiya’da SM kulübü üyeleriyle yürütülen araştırmada, üyelerin %9,3’ ünün sadomazoşistik eğilimlerinin 10 yaşından önce farkında oldukları sonucu bulunmuştur.
SM kimlikli bireylerin toplumsal damgalanmadan nasıl etkilendiklerine yönelik az araştırma olmasına rağmen SM’ nin damgalandığına yönelik bulgular ise mevcuttur. Wright 2006 yılında bireylere, ebeveynlere, özel partilere ve SM camiası tarafından organize edilmiş aktivitelere yönelik ayrımcılık durumlarını belgelemiştir ve SM kimlikli bireylerin ayrımcılığa katlandığını, şiddetin hedefleri haline geldiklerini, güvenliklerini, miraslarını, işlerini ve çocuklarının velayetlerini kaybettikleri bulgusunu ortaya koymuştur. Link ve Phelan’a (2001) göre damgalanma bireyin toplumun gözündeki statüsünü azaltmakta ve toplumun “normal” ve “aykırılar” arasında oluşturduğu sınırlara işaret etmektedir (s.377). Goffman (1963) damgalanmış gruplar negatif özelliklere sahip oldukları yönünde telkin edilmişlerdir ve bu da damgalanmış gruplar ile damgalanmamış gruplar arasındaki iletişimde rahatsızlık duygusuna yol açmaktadır. İletişim, damgalanan eylem gönüllü olarak algılandığında daha da kötü olmaktadır bu duruma eşcinselliğin bir tercih olarak görülmesi örnek verilebilir. Goffman’a göre, bireyler kendi kimliklerini toplumsal yargıları, suçluluk duygusu, kendini etiketleme, kendine yönelik nefreti içerecek şekilde yeniden şekillendirebilir.
Sadizm ve mazoşizm sağlık alanı söz konusu olduğunda farklı damgalanma geçmişlerine sahiptir. DSM (Tanı Ölçütleri Başvuru El Kiti) ilk başta “cinsel sapkınlık” olarak sınıflandırırken (APA, 1952,1968) daha sonrasında “cinsel bozukluk” olarak kategorize eder (APA, 1980). Sadizm ve mazoşizmin patolojisini destekleyen bulguların bulunmadığına işaret eden BDSM gruplarının lobi faaliyetlerine yanıt olarak APA, SM’ nin medikal olarak ele alınmamasına yönelik bir adım attı (Moser & Kleinplatz, 2005). DSM- IV- TR’deki mevcut tanım, “bozukluğun” stres veya tutarsız davranışların mevcudiyetine göre sınıflandırılmasına dayanmaktadır (APA, 2000). İnternette bir sonraki DSM’ nin taslaklarına göre paraphilias ( SM ilgilerini içeren genel terim) “ kendiliğinden psikiyatrik bozukluk olmadığını” vurgular (APA,2010).
Demedikalleşme durumu sosyal yardım, eğitim, anti-damgalanma kampanyaları ve insan hizmetlerinin yaratılmasında büyük bir engeli de ortadan kaldırıyor. 1973 yılında DSM’ nin öncesinde “cinsel bozukluk” olarak sınıflandırdığı eşcinselliği bu kategoriden çıkarması kararını toplumsal damgalanmanın da kaldırılması izlemiştir (Kilgore et al., 2005). Demedikalleşme ile, cinsel eğitimciler SM ile ilgili güven verici ve medikal tabandan bağımsız bir dil benimseyebilir ve sosyal yardım çabaları toplumdaki damgalanmayı daha iyi ele alabilir. Mevcut araştırmalardaki sadece birkaç pasaj, BDSM’ ye olan ilginin açıklanmasının nasıl olabileceğine değinir. Ulusal Cinsel Özgürlük Koalisyonu, yetişkin SM grup üyelerinin %70’inin “en azından kısmen açık/ortaya çıkmış olmadığını” bulmuştur (Wright,2006). Breslow (1986) SM kimlikli popülasyonun çoğunun ilgilerini yakın kişilere açıkladığını bulmuştur. Kamel 1983 yılında dericiler için (yani BDSM’ye ilgisini beyan etmek için deri giyen eşcinsel erkek) sadomazoşist arzularının ve topluluğa entegre olmasının aşamalarını özetlemiştir. Aşamaları hayal kırıklığı, depresyon, ikinci bir “açık” olamama durumu olarak betimliyor ancak hiçbir data sağlayamamıştır. Moser ve Levitt ise (1987) iyi olma durumu (well – being) ile SM alt kültürüyle bütünleşme arasında pozitif bir ilişki bulmuştur. 2006 yılında Kolmes ve diğ. ise SM’ ye olan ilginin açık olmamasını terapist söz konusu olduğunda tehlikeli olabileceğini bulmuşlardır. Çalışmaya katılmış BDSM-eğilimli 175 terapi görmüş danışan BDSM’ nin sağlıksız olduğu, BDSM’ nin istismar ile karıştırılması ve BDSM ilgilerini geçmişteki ailevi istismarın bir göstergesi olarak varsayılması gibi durumların da dahil olduğu 118 peşin hükümlü tedaviye maruz kalmıştır (Kolmes ve diğ.).
Bu arada, bilimsel literatürde ilk defa Falk ve Weinberg tarafından 1983’de belirtildiği gibi BDSM görüntüleri Amerikan pop kültürü manzarasında da çoğalmaktadır. Nisan 2011’de Billboard “Radio Songs” ve “Pop Songs” listelerinde bir numaralı şarkı pop yıldızı Rihanna’ nın “S&M” adlı şarkısı olmuştur (Billboard, 2011). 1997 yılına ait bir Newsweek kısa makalesi, reklamcılıkta “S&M’ nin ana akımlaştırılması” üzerine “S&M ’nin o kadar yaygın ve banal bir hale geldiğini bira satmak için bile güvenle kullanılabileceğini” iddia etmiştir (Marin, 1997, s.85).
Bununla birlikte Weiss’ in belirttiği üzere (2006) BDSM imgesinin çoğalmasına yönelik karşı uyarılar onun otomatik olarak kabul edilmesine de yol açtı. BDSM’ nin sık sık “anormal, hasarlı tip” (p.111) ve daha normatif temsilleri (“normalleşme yoluyla kabul” olarak adlandırdığı) olarak temsil edildiğini görür. Bir şeyin kabul edilebilir olması için ortak olanın ne olduğunu sorgular. Weiss her iki yaklaşımın da “normal, korunan ve ayrıcalıklı cinsellik ile anormal, denetlenmiş ve patolojik cinsellik arasındaki sınırların” pekiştirdiğini düşünüyor (s.111). BDSM’ yi içerecek bir cinsellik eğitiminin nasıl çerçevelendirilebileceğini düşünürken, eğitimcilerin özellikle BDSM davranışlarının kabul edilmesini veya genel olarak cinsel çeşitliliği eğitmeyi savunma şansı var. SM’ nin politikasına dair teorik bir tartışmada Macnair, cinsel azınlıklara yönelik baskının sona ermesinin “bu tarz farklı grupların sonu” ile sonuçlandığını ileri sürmektedir (Macnair, 1989, s.151-152).

BDSM’ nin beyan edilmesinde “ortaya çıkma” modeli, belirli cinsel davranışları “normal” cinsel davranışlardan istemeden ve yanlış bir biçimde farklı olarak ayırt edebilir. BDSM davranışlarının hafiften ekstreme doğru bir süreklilikte bir noktaya düştüğünü, hafif olanların BDSM olarak bile tanımlanamayacağı ve BDSM davranışlarının “ ‘normal’, ‘sıradan’ ve ‘geleneksel’ davranışların ekstrem bir sorundan fazlası olmadığını” öne sürer (p.74). Macnair ayrıca SM eylemlerinin “genel olarak” SM dışı eylemlerle çok ortak nokta paylaştığını belirmektedir (Macnair, 1989). SM’ nin unsurları olan zevk/ağrı eşiklerini keşfetme, baştan çıkarma, role playing ve güç değişimleri birçok cinsel davranışta değişken derecelerde bulunur. Örneğin, 1960’lardan elde edilen Kinsey verilerine göre ankete katılanların %50’ si ısırılarak uyarıldıklarını belirtmiştir (Gebhard, 1969). Genel olarak insan cinsel davranışlarının ve fantezilerinin çeşitliliğini vurgulamak, bir bireyin sunulan bilgide kendisini bulmasına olanak vermenin en iyi yoludur.

Bdsm İlgisinin Açılması İle İlgili Mevcut Kaynakların Seyrekliği

BDSM ile ilgili “açılmanın” en kapsamlı tedavisi “Sevdiğiniz Bir Kişi Kinky İse” adlı bir kitaptır. Kitap sevdikleri birinin kinky olduğunun öğrenilmesinin ardından soruları ya da kuşkuları olan birisine verilecek şekilde tasarlanmıştır, “kink” nedir ya da “açılmanın” neden önemli olduğu gibi konuları açıklamaktadır (Easton ve Liszt, 2000). Charles Moser’e ait “Utanç Olmadan Sağlık”, cinselliklerini doktorlarına anlatmak ve ilgililere de nasıl yanıt verecekleri konusunda rehberlik eden bir el kitabıdır (Moser, 1999). Moser, kötüye kullanma şüphesi olmadan BDSM’ ye olan ilginin açıklanmasının zorunlu raporlamayı tetikleyeceğini savunur. Luna Grey’e ait “The Kinky Girl’s Guide to Dating” mail listelerine katılırken rumuz kullanımı, sakınım gibi açılma ve ipuçları ile ilgili 7 sayfalık uyarılar ve güvenlik ipuçları anlatmaktadır (Gray, 2004).

Çevrimiçi kaynaklar ise yetersiz. “Coming Out into SM: Our Stories” web sayfası SM ile ilgili olarak kendilerini tanımlayan 12 kişinin kısa hikayelerini sunmaktadır. (Coming out into SM, 1996). Bazı BDSM sosyal grupları yeni gelenlerin “açılma” ile ilgili ya da ilk tanışmaya katılma konusundaki korkularını birkaç kelime ile hafifletmeye çalışabilir (örn., Kay, t.y., ¶ 1; Mitzi ve Thomas, 2006).

İnternette “SM’ de açılma” olarak bir arama yapıldığında New Jersey’deki bir grup terapisi sitesi çıkıyor ve sitede ruh sağlığı uzmanlarının aile içi şiddet ve boşanma/çocuk velayeti işlemlerinde tanıklık etmek için çağrılabileceği konusunda uyarı bulunuluyor : “Psikolojik kayıtlarınız mahkemeye aktarılmış olabilir,,. Bir ana akım psikoterapisti görürseniz tam anlamıyla güvensizsiniz demektir (IPG t.y, ¶ 5)”.

 Bu kaynaklar açılma konusunda çelişkili bir manzara resmetmektedir, bazıları cesaretlendirici iken bazıları ise tehlikeli olduğu konusunda uyarır. Bu arada BDSM ilk kez bir ana akım ergenlere yönelik seks eğitimi kitabında gözüktü: S.E.X rol oynama, esaret, D/S ve “edge play” ile ilgili bir tartışmanın yanı sıra, BDSM oyununun istismarı reddetmenin bir yolu olarak kullanılmasına karşı da bir tedbir içerir (Corinna, 2007). Kimlik inşası veya beyan edilmesi ile ilgili bir tartışma yoktur ancak BDSM’ ye genel bir bakış atmak isteyen eğitimciler için mükemmel bir kaynaktır (Corinna, s.171). Ayrıca “açılmayı” genç cinsellik eğitimine BDSM’ de olduğu gibi katıyor.

Bağlanma Yolu Olarak Açılmak

Psikolojide, uygun öz-ifşa mahremiyetin ve olumlu saygının oluşturulmasında anahtar bileşendir; fakat kendini açığa vurmanın uygunluğunu değerlendirmek yetiştirilme tarzına, kültüre ve başka etkenlere bağlı olarak değişebilen bireysel faktörlere (kişilik, cinsiyet) ve duruma (zamanlama, ilişki türü, şartlar) dayanan komplike bir işlemdir (Derlega & Grzelak, 1979). Uygunsuz açılma “tuhaf” olarak algılanabilir (Goffman, 1967).

 Cinsel yönelimin açıklanması genellikle pozitif sağlık ve psikolojik sonuçlar ile ilişkilendirilmiştir ve eşcinselliğin açıklanmasını destekleyen veya teşvik eden sosyal yardım ile de desteklenmiştir. Örneğin cinsel yönelimlerini açıklayan lezbiyen ve gey gençlerin, daha az yalnızlık ve suçluluk, daha fazla rahatlık, bütünlük, psikolojik uyum, öz saygı, bir özgünlük hissi, sevilme ve kim oldukları için kabul edilme duygusu hissettikleri ve destekleyici topluluklara erişimlerinin daha kolay olduğu bulunmuştur (Savin- Williams, 2001). Aksine, saklamak ise streslidir. Smart ve Wegner’ın 2000 yılında kişinin sürekli kendi eşcinselliğini saklamakla meşgul olmasıyla gelen bilişsel yükünü “hususi cehennem” olarak tasrif eder. Eşcinsellik ve intihar girişimi ile alakalı bir çalışmada, Cato ve Canetto (2003) “Genç ve kırılgan iken bir cinsel azınlık olmadan dolayı damgalanma deneyiminin intihar riskinin olası bir bileşeni” olduğunu ortaya koymaktadır, “Bir kişinin cinsel azınlık statüsüyle anlaşılması psikolojik olarak zorlayıcı olabilir” (p. 497).

Bu bulguları BDSM’ nin açıklanması alanına aktarabileceğimizi varsayamasak da tecrit ve utançla mücadele eden LGB farkındalık kampanyalarında gösterilen merhametten ilham alıyoruz. Başkan Obama gibi özelliklerinden dolayı farklı hisseden ya da zorbalığa maruz kalmış LGB gençlerine yönelik güven verici yeni bir kampanya:

Ben… bazı zamanlarda ait değilmiş gibi hissederek büyümenin nasıl bir duygu olduğunu biliyorum. Zordur. Ve birçok çocuk için yalnız ya da ayrı olma hissi – biliyorum üstünüze yapışmış geçip gitmeyebilir gibi duruyor… Ama söylemek istediğim şu ki:

Yalnız değilsiniz. Yanlış hiçbir şey yapmadınız… zamanla göreceksiniz ki farklılıklarınız güç ve gurur kaynaklarınızdır (Obama, 2011, pp. 9-10)
BDSM ilgilerinden dolayı kendini bu şekilde “yalnız veya ayrı” hisseden gençlere kendilerini ifade etmeye başlamaları için nasıl bir güvence verilebilir, neler yapılabilir? Bu soruyu aydınlatmak için, BDSM’ ye olan ilgilinin açıklanmasının şuanda nasıl ele alındığını merak ettik. Aşağıdaki sorular araştırmaya yön verdi:

  1. Kişilerin kendilerini BDSM ile tanımlamasını neler motive eder?
  2. BDSM’ ye olan ilginin açıklanmasında kişilerin endişeleri nelerdir?
  3. BDSM’ ye olan ilginin açıklanmasında kişiler ne gibi deneyimler yaşanmıştır?
  4. BDSM kimlikli kişilerin cinsel eğitim ve sosyal yardımlarda olmalarını istedikleri ve gerekli gördükleri nelerdir?

YÖNTEM

Genel anlamda betimleyici ve açıklayıcı bir resim oluşturmak için niteliksel veri toplanılan bir çalışma tasarlanmıştır. Bu popülasyonun “açılma” karar mekanizması ve karar süreci büyük ölçüde incelenmemiş olduğundan niteliksel yöntemler başlamak için daha uygundur. IRB onayı, yazarların bağlı olduğu ilgili kurumlardan alınmıştır. Ankete katılanlar, SM listserv, FetLife.com, craiglist.org gibi sosyal ağ sitelerindeki paylaşımlar ve daha önce görüşme yapılanlar arasından kartopu örneklemesi ile alınmıştır. Katılımcı temin metni, kişilerin “SM’ ye girme” hakkındaki deneyimlerini paylaşmaları ile ilgiliydi. 15 görüşme sonrasında bu davranışları uygulayan ancak SM “sahnesine” katılmayan ya da açılmamış kişileri hedef alan yeni katılımcı alımları yapıldı. Çalışmaya yalnızca 18 yaşından büyük katılımcılar dahil edildi. Katılımcılardan telefon görüşmeleri başında sözel rıza alındı. Görüşme protokolü, katılımcıların SM’ ye olan ilgilerini tanımlamak ve açılmaları ile ilgili deneyimleri hakkında açık uçlu sorulardan oluşan yarı yapılandırılmış bir düzene sahiptir. Sorular üç genel kategorinin altına düşmektedir: öz-kimliğin gelişimi (“ Daha sonra SM’ nin bir parçası olduğunu öğrendiğiniz duygu ya da fantezileri ilk fark ettiğinizde kaç yaşındaydınız? Ne zaman bu hislerin sadomazoşistik olduklarını öğrendiniz? Nasıl öğrendiniz? Tüm bunlar hakkında o zaman nasıl hissettiniz?), açılma ( “SM’ ye ilgisi olmayan bir kişiye hisleriniz /fantezileriniz/ davranışlarınız/ arzularınız hakkında bir şey söylediniz mi? Bu kişinin sizinle ne tür bir ilişkisi var? Neden onlara anlattınız? Anlattıklarınızı nasıl karşıladılar? Cevapları hakkında ne hissettiniz?” ) ve SM hakkında daha geniş teorik yapılar (“Kendinizi ve ilgilerinizi nasıl tanımlarsınız? Sizin SM tanımınız nedir? Diğer cinsel azınlık kimliklerinin çerçevesi içinde SM ilginizi nasıl kavramsallaştırırsınız?” ). Ayrıca demografik sorular ve Kinsey’nin heteroseksüel/eşcinsellik ölçeği üzerine itaatkar/ baskın rol ölçeklerini ve monogami / poliamory üzerine de bir ölçek ekleyerek katılımcılara sorduk.

 Görüşmeler 1,5 ile 2 saat arası sürdü. Görüşmeler araştırmacılar tarafından profesyonel olarak kopyalandı ve doğrulandı. Tüm belirleyici özellikler verilerden çıkarıldı. Transkriptler, Word’de renk kodlaması, notlar ve manuel sıralama kullanılarak analiz edildi. Kategoriler indüktif olarak ortaya çıktı.

SONUÇLAR

20 katılımcıdan, 9’u yirmili yaşlarında, 5’i otuzlarında, 3’ü kırklarında ve 3’ü ise ellili yaşlarındadır. On üç katılımcı erkek (bir tanesi kendini gender bender (cinsiyet bükücü)) olarak tanımlamakta ve 7 kadın ( biri kendini trans olarak tanımlamakta) katılımcı bulunmaktadır. Beşi yüksek lisans, 10’u üniversite derecesine sahiptir, 2’si ise üniversitededir. Figür 1’de de görüldüğü üzere, hiçbir katılımcı kendini “ağırlıklı olarak homoseksüel ama nadiren heteroseksüel” veya “heteroseksüel olmayan yalnızca homoseksüel” cevapları ile tanımlamasa da cinsel yönelim, baskın ya da itaatkar rol tercihi ve tek eşli ya da çok eşli ilişki tercihi ile ilgili ölçek cevapları çok çeşitli bir örneklem ortaya koymuştur. Katılımcıların çoğu yüksek düzeyde SM ile kendini tanımladığını, bir kişi davranışların bir kısmını sevdiğini ancak “kink” ya da “SM” gibi kelimelerle tanımlamadığını, birçoğu ise “SM” gibi genel bir etiketi tanımlama için kullanmaya tereddüt etmiştir.

Kinsey Ölçeği. Katılımcılar kendilerini 0-6 arasında oranladılar, 0 açıkca heteroseksüel,baskın ve tek eşli anlamına gelirken ; 6 puan açıkça eşcinsel, itaatkar ve çok eşli anlamına gelmektedir. Y ekseni her bir cevabın sıklığını göstermektedir.
Figür 1

Genel olarak 1940lar, 1950ler ve 1960larda doğan katılımcılar utanç ve damgalanma konusunda 1970 ve 1980'lerde doğanlardan daha çok deneyim rapor etmiştir. Daha yaşlı olan katılımcıların çoğu, cinsel ilgilerini tamamen izole bir ortamda, herhangi birinin bu ilgilere sahip olabileceğini bilmeden keşfetmiş. Tam tersine, gençlik dönemlerinde gençlerden biri hariç hepsi BDSM ile ilgili özel bir bilgileri olmasa bile ya da başkalarının da bu ilgileri paylaşıp paylaşmadıklarını bilmeseler de belli çeşitlerdeki cinsel davranışlarının ilgilerine bir bağlam oluşturduğunu biliyorlardı.

Bdsm’ye Olan İlgi Çocuklukta Gelişebilir

Figür 2’de belirtildiği gibi, 13 katılımcı 15 yaşına geldiklerinde daha sonraları SM ile ilgili olarak tanımlayacakları fantezilerinin ya da duygularının farkında olduklarını rapor etti. Yedi katılımcı bu farkındalığın 10 yaşında olduğunu belirtti. Bu katılımcılar çocukluk SM ilgilerini cinsel fantezi ya da ilk cinsel fantezileri olarak nitelendirdi. Hiçbir katılımcı çocuklukta bu ilgilerini ebeveynleri ile paylaşmamıştır. Bununla birlikte bir kısmı çocukluk masumluğu zamanını akranlarına ilgilerini ustaca bir yetenekle aktarabilme zamanı olarak nitelemiştir.

İlk farkındalık yaşları. Katılımcılara daha sonradan BDSM olarak tanımlayacakları fanteziler ve duyguları ilk kaç yaşında deneyimledikleri sorulmuştur. Bu sıklık dağılım grafiği, 0-5, 6-10,11-15,16-20 ve 21-25 yaş kategorilerine düşen cevapların sıklığını göstermektedir. İki katılımcı ise dahil edilmemiştir çünkü BDSM’yi keşfetmelerinin içsel fantezilerden başka nedenlere dayandığını bundan ötürü de sorunun onlara hitap etmediğini belirtmiştir.
Figür 2

Bir erkek katılımcı hatırlıyor:
6 ile 7 yaşları arasındaydım. Kendimden bir yaş büyük olan kız kardeşim tarafından yerli birçok oğlanın dallardan oluşan sopayı kırdığı ve benim üzerimde sopayı kırmaya başladıkları bir alana sürüklenmiştim. Ellerinden kaçar kaçmaz gözyaşları içinde çığlık atarak kaçmaya başladım. Eve vardığımda verandada taş basamağa oturdum ve bir nevi kırbaç izleri gibi olan izleri hissetmeye başladım, fark ettim ki aslında çocukça da olsa uyarılmıştım. Günümü pişmanlıkla izlerin solmasını izleyerek geçirdim ertesi gün yanlarına gidip bir daha yaparlar mı diye sordum.

Bir taraftan ise bir kadın katılımcı erken deneyimi ile ilgili kuşkularını hatırlıyor:
Sanırım 8 yaşımdayken hatırlıyorum bir yaz erkek kardeşimle Romalı efendi ve köle oyunu oynuyorduk. Bunu yalnızca bir kere oynadığımızı hatırlıyorum açıkçası. Sanırım oyuna kendimi fazla kaptırmış ve kendimi korkutmuştum. Çünkü biliyorsunuz efendilik ve kölelik çok kötü şeyler oysa ben efendi olarak çok eğlenmiştim ve bu beni rahatsız etmeye başlamıştı.

Tanımlama Seviyeleri Değişkenlik Gösterebilir

Bir katılımcı SM’ yi “bir nevi cinsel yönelim” olarak nitelendirdi ve birçok katılımcı BDSM’ yi cinsel uyarılmalarının merkezi olarak tanımladı. Diğerleri BDSM’ ye birileriyle görüşmek, bir aktiviteyi denemek ve beğenmek ya da hakkında okuma yoluyla yavaş yavaş ilgi duymaya başlamış. Katılımcılar, yaratıcılık, keşif, oyun, telaş, sahneye uygunluk, rıza ve iletişimin vurgulanması, fiziksel rahatlama, kendini keşfetme, ruhsal deneyimler, ve genital harici cinsellik, bazı yeteneklerin kazanılması ve bedenin nasıl çalıştığına dair bilgi de dahil olmak üzere birçok nedenden ötürü BDSM’ yi çekici bulduklarını belirttiler. BDSM “sahnesiyle” ilişkiler “oyun partilerine” katılanlardan özel ortamları tercih edenlere kadar uzanan çeşitlilikte. Kişinin kendi değerleri ile BDSM “sahnesinde” algılananlar arasındaki tutarsızlıklar katılımcıların BDSM ile özdeşleşmesine ket vurdu. Mesela, kendisini “kinky” olarak tanımlamaktan kaçınan bir kişi “birinin tamamen deri giyinip kamçılı olması ve tüm bu baskın kadın imajı benim için çekici değil” olarak öne sürdü. Birkaçı “sahnevari” davranışları ve modayı çok yerleşik ve homojen olarak hissediyor. Görüşenlerden biri, ilgisinin çok büyük bir olay haline getirildiğinde diretti ve “SM aktiviteye ilgili olmam bunun benim zamanımın ya da enerjimin odağı olduğu anlamına gelmez” olarak belirtti.

İnsanların BDSM Hakkında Yeterli Bilgiye Sahip Olmaması Tehlikeli Olabilir

BDSM’ ye karşı ilgi BDSM’ ye dair bilgiye sahip olmadan da var olabilir. Katılımcılardan biri terminoloji ya da güvenlik uyarılarını bilmeden lise zamanlarında BDSM davranışlarını keşfettiğini anlatıyor:
Neyden hoşlandığımızı biliyorduk…, ama onun için olan kelimeleri bilmiyorduk.. Şuan o zamanlarda yaptıklarımızı anımsayınca hiçbir güvenli kelime olmadan bariz bir DS sahnesi, aman tanrım birbirimizi öldürmemiş olmamız bir mucize diye düşünüyorum.
Tehlikeli oyunlar BDSM hakkında kapsamlı ve kabul edici bir şekilde eğitilmemenin bir sonucu iken diğer biri ise BDSM’ yi negatif bir çerçeve içerisinde öğrenme riskidir. Esarete çocukluk döneminde ilgi duyan katılımcılardan biri, “yedinci ya da sekizinci sınıfta” “dominatrix” kelimesini duyduğunu ve ne anlama geldiğini babasının arkadaşına sorduğunu hatırlıyor. İşkence ve “çılgın adamların nasıl üstüne düştüğüne” dair bir cevap alıyor. Hatırladığı:
Kendimi daha da utanmış hissetmeme neden olmuştu. Aman tarım! Kadın Atilla Han gibiyim diye düşünmüştüm…Erkekler benim cinsel partnerim olamaz onlar benim POWlarım (Savaş esirlerim) olurlar. Aman Tanrım. Korkunç bir insanım. Kendimi yalnızca çok kötü hissettirmişti.

BDSM söz konusu olduğunda güvenliliğin ve görünürlüğün azlığı stres ve utanç yaratmıştır birçok katılımcı için. 1950’lerde BDSM diye bir şeyin olduğunu dahi fark etmeyen, habersiz bir kişi ilgisini bir sır olarak saklamış ve hislerini “altta yatan bir his: Tanrım, bende korkunç bir sorun olmalı eğer birileri bunu öğrenirse… giderler” şeklinde tanımladı. Hatta ilgileri için bir isim olduğunu öğrendikten sonra bile pasifizm ve feminizm anlayışları ile BDSM’ ye olan ilgilerinin onları zorladığını rapor ettiler.

Açılmanın Karmaşık Bir Karar Alma Olup Olmadığı

Katılımcılar açılma tercihleri açısından değişkenlik gösteriyor. Bazıları kimseye ya da sadece sevgililerine açılırken, diğerleri arkadaşlarına ebeveynlerine hatta toplumun büyük bir kısmına açılmayı tercih etmiş. Dürüstlük algısı bir motivasyon kaynağı: “Kendim olmak ve kendimi utanmadan keşfetmek ve başkalarını da aynı şekilde yapabilmeye teşvik etmek”, “Hayat daha kolay ve daha az agresif çünkü sır saklama konusunda endişelenmenize gerek kalmıyor”. Diğerleri doğrudan sorulma, arkadaşlarla dürüstçe paylaşma, arkadaşla bir ilişkiden bahsetme ya da politik aktivizm gibi nedenlerden ötürü ilgilerini açıklamıştır.
Katılımcılar genellikle istenmeyen ya da uygunsuz açılmaların bilginin alıcısına yük olacağından endişe ediyorlar: “Biriyle iyi arkadaş olmak istesem, kim olduğumu iyi bilmelerini istiyorum ama gereksizce ya da onları rahatsız edebilecek şekilde kucaklarına hiçbir şeyi dökmek de istemiyorum”. Katılımcılardan biri ailesi ilgisini bilmesine rağmen yine de onları koruması gerektiğine dair ihtiyaç hissettiğini belirtti:
Bir süredir bu kulübe gidiyorum. Annemin onun bir BDSM kulübü olduğunu bildiğini biliyorum ve az çok eminim ki babam da biliyor. Genelde gittiğim zaman şu şekilde belirtiyorum “DC’ye” ya da “DC ’deki kulübe” gidiyorum, bu sayede bunun hakkında düşünmelerine gerek kalmamış oluyor.
Pek çok katılımcı BDSM’ den bahsetmeme normuna uyum sağlamış ve bazıları bunu cinsellik harici alanlarında deneyimledikleri bir sessizlik normu olarak tanımlamışlardır : “Yaşam tarzımı uygun olmayan bağlamlarda ortaya koymam”.
Katılımcılar, açılma eyleminin güvenilirliğini kişinin genel değerlendirmesine bağlı olarak ele alıyor, yargılayıcı ya da sığ görüşlü değerlendirilmesi o kişiye açılmamak için bir nedendir. Şaşırtıcı olmayan bir şekilde, BDSM’ ye ilgi duyan bir başka kişi ise açılmak için bir davetiye işlevi görmüştür. Katılımcılardan biri, bir kadın arkadaşının seks sırasında bağlanmayı sevdiğini duyduktan sonra fantezilerini ilk defa birine itiraf edebildiğini söyledi “ O… gerçekten itiraf edebildiğim ilk kişiydi…”

Ebeveynlerin Çocukları Açıldığında Yardıma İhtiyaçları Olabilir

Katılımcıların çoğu ebeveynlerine BDSM ilgileri hakkında “açılmaya” istek ya da ihtiyaç duymamışlar. Biri, eşcinselliğin “açılmak” için değerli bir şey olduğunu kabul ederken BDSM’ nin ise olmadığını öne sürdü. Beş katılımcı ailesine açılmış. Üçü ilkesel nedenlerden ötürü, biri direkt olarak sorulduğu için biri ise annesinin bildiğini düşündüğü ama emin olamadığı için açılmıştı. Son katılımcı başta açılmamayı düşünüyormuş: “Düşünmeye başladım, Bir insan neden ebeveynlerine kinky olduğunu açıklamak ister ki. Kesinlikle ne yaptığım ailemi alakadar eden bir konu değil ayrıca da çok tuhaf bir konuşma!” ancak katılımcı annesine söyleme kararını potansiyel korkuları azaltmak için almış. “Anneme kinky olduğumu açıldım… çünkü BDSM ile ilgili çok negatif düşünceleri olduğunu biliyordum ve onun bunun güvenli olduğunu bilmesini istedim”.
Üç ebeveynin reaksiyonları temkinli ve güvenliğe odaklanmış olarak tanımlandı. Bir anne ise oldukça şaşkındı. Bir erkek katılımcı şunları belirtti:…Annem şu şekildeydi “ııh anlamıyorum. Bunu oturtabilecek bir bağlamım yok. Neyden bahsettiğini az çok anlayabiliyorum. Seni yetiştirirken bir hata mı yaptım?” dedi şaka olarak. Daha sonra hayır ama şuanlık bundan zevk alıyorum ve bana iyi geliyor diye konuşmaya devam ettim. Ardından annem ise “ Güzel zaman geçir ve dikkatli ol” dedi.
Başka bir katılımcı ise okuduğu BDSM ile ilgili kitabı saklamamak yoluyla pasif bir açılma sohbetine davet etti. Annesinin endişeli cevabına ise şaşırmış:“Annem bir süre sonra yanıma geldi ve “(İsmi), S&M ile mi ilgilisin?” siye sordu ve ben evet cevabını verdim. Ardından annem ise endişeli bir anne cevabı olarak “oh” dedi. Aslında şaşırmıştım çünkü SM ile tanışmam oldukça normal bir çevrede olmuştu. Ve ailem genel olarak açık görüşlü insanlardır bu cevabı beklemiyordum. Sanırım hala bu konuda tuhaf hissediyor.”
Bu katılımcı konuşmaya bazı bilgilerle devam etti: “Annemle bunu konuştuk ve tepkisi ‘Her şeyin güvende olduğundan emin ol’ oldu. Onayladım ve bu konuda yeterince odaklandıklarını belirttim”. Bu güvenlik konusunun odağa konulması ve ilgisinin güvenli olmadığı ön kabulü çok daha derin bir tartışmaya istekli olan katılımcıyı hayal kırıklığına uğratmış gibiydi.
Bazı katılımcılar ise alenen negatif ebeveyn tepkileri rapor etti.1986 yılında doğmuş bir kadın katılımcı 11 yaşındayken ailesinin boşanmasından dolayı gittiği danışmana açılmış:
Birinin beni bağlaması fikrinin hoşuma gittiğini itiraf ettim ona. Ve birini bağlama fikrinin de… Bu konuda konuştum ancak daha sonrasında pişman oldum çünkü eve gelip odama gittiğimde birçok resim (mesela Nine Inch Nails’in yıldızı Trent Reznor’un bağlanmış fotoğrafı) duvarımdan sökülmüştü. Babama dönüp neden posterlerimin çoğu yok dediğimde ise neden bunlara sahip olamayacağını biliyorsun, sana bunu açıklamayacağım cevabı aldım. Sana bir şey mi söyledi, benim hakkımda mı konuşuyorsunuz? Diye sordum. Hala bugün bu durum beni çok rahatsız eder. Çünkü söylediklerimi paylaşmaya hakkı yoktu.
Katılımcı babasının tepkisinden “mesajı” nasıl aldığını betimliyor, bundan sonra annesinin de öğrenmesini önlemeye çalışıyor:
“Gerçekten utanç içinde hissediyordum… bu yüzden annemleyken, bu tür hiçbir şeyi konuşmuyordum. Babamın ona bir şey söyleyeceğinden o kadar korkmuştum ki. Bu yüzden iyi bir kız olmaya çalıştım. Biliyorsunuz ya? İyi bir kız evlat. “Hadi kahve almaya gidelim. Tırnaklarımızı boyayalım!” Çünkü her daim korku içerisindeydim.”
Aynı katılımcı yazdığını ve ardından yazıklarını yaktığını betimledi:
“… yazdığım şeyler, bazıları çok tehlikeli gibi gözüküyordu yazmam biter bitmez odun sobasında yakıyordum… ya da… başka bir apartman sitesinin çöpüne atmaya gidiyordum. Ne olur ne olmaz diye, korkunç ergenlik öncesi komedisi zihnimdeki en korkunç senaryo birinin onları bulup el yazımı tanımasıydı. Çok paranoyak bir durumdaydım.”

Buluşmalarda Açılmak Damgalanma İle Dolu Olabilir

Kişilerin ilgilerini BDSM bağlamı dışında tanıştıkları birine bahsetme fikri katılımcıların birçoğunda kaygı yaratmıştır. Bazı katılımcılar, bilgisayar üzerinden açılarak, mizah yoluyla veya BDSM’ yi cinselliklerine oyuncul bir tavırla gizlice sokarak süreci daha az tuhaflaştırmaya çalışmış. Bazıları ise potansiyel partnerleri tarafından katılmanın ya da BDSM hakkında öğrenmenin karşı çıkılarak reddedildiklerini belirttiler. Reddeden partnerler, BDSM’ nin diğer cinsel eylemlerin yerine geçeceğinden, bir SM gece kulübündeki faaliyetleri dinleyerek “dehşete” düştüklerinden ya da BDSM’ yi (bu durumda Velcro bilek kısıtlamaları kullanarak) sevgi dolu bir ilişkinin karşıtı olarak yargıladığından bu konu hakkında endişe duymuşlardır. Katılımcılardan biri erkek arkadaşına denemeyi teklif ettiğinde “Sen beni bağlasan nasıl olur? Bu seni rahat hissettirir mi?” cevabı almıştır.” Hayır beni tamamen rahatsız hissettirir bununla ilgili çok fazla yanlış şey var” cevabını ise erkek arkadaşına vermiştir. Para karşılığı “master” olan bir diğer katılımcı ise bazı müşterilerinin “ çok ciddi psikolojik sorunları” olduğunu bunun da ilgilerinden başkalarına bahsettiklerinde “hasta” ya da “ahlaksız” olarak tepki gördüklerinden olduğunu belirtiyor. Katılımcıların bir kısmı ise yalnızca BDSM kimlikli kişilerle buluştuklarını, ilgilerini açıklamayı uyumlu bir partner bulmanın pragmatik bir bileşeni olarak tasrif ettiler. Bazıları ise arayüz üzerinden ilgi alanlarını belirleme olanağı veren belirli kinklere sahip başka kişileri bulabilecekleri internetteki buluşma sitelerini kullanıyorlar. Ancak cinsel bilginin bu denli ön plana çıkıyor oluşu herkese hitap eden bir durum değil: “Cinsel eylemler aramıyorum çünkü ilgimi çeken ilişkinin ana unsuru bu değil”. Yine de aynı kinkleri paylaşmayan birine aşık olmak bazı zorlukları da peşinde getiriyor. Katılımcılardan biri ilişkinin yürümesi için kinklerini “dizginlemeyi” düşündüğünü, bir diğeri ise evlenmeden önce kinklerin uyuşması konusunu ciddiye almadığından dolayı pişman olduğunu rapor etti:
Keşke bu benim için doğru ilişki olmayabilir diyebilecek kadar bilseydim. Hala her şeyi bastırıp, yüzleşmeden mezara götürebileceğimi düşünüyorum, şimdilik onları bütünüyle gömülmüş bırakalım.
Açılmak BDSM ilgisini sır olarak saklamak isteyen kişide çok büyük etkiler yaratabilir, aynı daha fazla buluşmak bile istemediği biriyle evlenen ve “Ondan ayrılamam çünkü ona sırrımı söyledim, eğer ayrılırsam herkese söylemeye başlayabilir” diye düşünen yaşı büyük katılımcılardan birinin durumunda olduğu gibi.
Özellikle, ilgi alanlarını keşfettikleri bir durumda olan katılımcılar oldukça memnunlardı: “Kinky olan, cinselliği benimle bütünleşen ve etrafta oynaşabileceğim, bu şeyleri araştıran başka biriyle birlikte olmaktan çok mutluydum”.

Olumlu Ve Kabul Edici Deneyim De Olası

Bütün katılımcılar gelişim dönemlerinde kimlik oluşumu ile ilgili zorluklar bildirmedi, bazıları kabul eden ve teşvik eden çevreleri de deneyimlemiştir. Genç katılımcılar, kinky gotik kimlikli alt grupların bulunduğu bir okula ve açık kink-kimlikli öğrencilerin olduğu liberal bir üniversiteye gittiklerini ya da tesadüfen başka bir kinky insanla arkadaşlık kurduklarını bildirdiler:
Kinky bir arkadaşım vardı… ortaokula başlarken. Ve daha sonra lisede kinky bir arkadaşım vardı ve bana çok pozitif ve kinky olmayı reddedilme korkusu olmadan özgürce keşfedebileceğim bir ortam oluşturdu.
Bir erkek katılımcı SM’ nin onun için normalleştiğini betimliyor: Daha çok deneyimledikçe daha çok yaptığım herhangi bir şey haline geliyor. Bu sadece yaptığım bir şey… Bazı insanlar yapar bazıları ise yapmaz. Gittikçe insanların neden bundan bu kadar rahatsız olduğunu anlayabilmem de zorlaşıyor açıkçası.
Bazı katılımcılar, arzularında yalnız olmadıklarını ve sosyal destek organizasyonlarının bulunduğunu keşfettiklerinde duydukları şaşkınlığı anımsadılar. Bu durum özellikle uzun süre başka birinin daha bu tarz ilgileri paylaşıp paylaşmadığını bilemeyen yaşça daha büyük katılımcılar için geçerliydi:
O gece kulübüne ilk gittiğimde… Kendimi evimde gibi hissetmiştim… Tüm hayatım boyunca saklamak zorunda olduğum cinsel arzularımı düşündüm ve wow saklamak zorunda olmadığım bir mekan.
Genç katılımcıların çoğu üyelerini 19 ile 35 yaşları arasında sınırlandıran “TNGs” isimli BDSM sosyal gruplarına yöneldiler. Bazı katılımcılar bu gruplara son derece bağlanmış: “Gerçekten aidiyet duygusunu hissediyorum… Mükemmel bir şey”. Burada da ilk toplantıya katılmanın açılma bileşenini de yanında getirmesi:İnsanlarla paylaşmayı ve açmayı çok zor ve karmaşık bulduğum bir parçamı açacak olmanın kırılganlık duygusuna sahiptim. İnsanların nasıl karşılayacağından emin değildim, reddedilecek miydim yoksa ya da … insanlar açıkça ortada olduğumu düşünecek miydi.
İşte Saklamak Gerçekten Gerekli Mi Merak Ediliyor.
Katılımcıların çoğu iş hayatında açılmış durumda değil. Hatta hayatlarında ilgileriyle ilgili tamamen açık olduklarında ısrarcı olan iki katılımcı bile söz konusu iş hayatı olduğunda SM ilgilerini askıya kaldırıyor. Bir katılımcı, kendi ilgisinin kabul edileceğini düşündüğü bir kariyer yoluyla daha yüksek güce sahip ancak gizlenmenin gerekli kalabileceği kariyer yolunu seçip seçmemeye kendi karar vermiş. Birçok katılımcının zihnindeki soru, kişinin işini güvenceye almak için “açılmayı” aktif olarak önlemesinin gerekip gerekmediğiydi:
Sürdürmem gereken güvenlik yetkim var. Dolayısıyla kariyerimi potansiyel olarak tehlikeye atabileceğinden kişisel ilgilerimin iş yerinde ortaya çıkmasını istemem, bu konuda bazı belirsiz endişelerim var. Ama bu durumun olabileceğinden de emin değilim. Bu da gidip sorabileceğim bir soru değil.
Bir zamanlar politikacı olan bir katılımcı şu şekilde özetliyor: “Politika dünyasında görünür olmak kinky durumların radarın çok altında olması gerektiği anlamına geliyordu”. Bir başka katılımcı için, yüksek lisans tezindeki BDSM temaları için yargılanma korkusu, yüksek lisansını tamamlamasını erteletiyordu.
Temel olarak, insanlar ayrımcılıktan herhangi bir şekilde korunabileceklerine dair bilgi için kıvranıyordu denilebilir. Davranışlar değil de gizliliğin problem olabileceğini varsayarsak, katılımcılardan biri denizaşırı hükümet işiyle ilgili olarak arka plan soruşturması yaptığı sırada kendi ilgileri için gönüllü oldu, “ Rızamla sadomazoşistik eylemlere katılıyorum. Bu bir sır değil. Şantaj malzemesi de değil”.
İnsanlar Damgalanmanın Farkında

Tüm katılımcılar SM’ ye karşı bir damgalama olduğunun bilincindeydi. Raporlanan temel damga ise tabu olduğu ve tartışılamayan bir konu olduğu yönündeydi (“Kendimizi açıklamanın sosyal olarak kabul edilen bir yolu yok…”), bu da açık bir iletişimi oldukça zor ve az rastlanan konumuna getiriyor. BDSM deneyimlerinde derin anlamlar ve güzellik bulan bir katılımcı için tabu oluşu hayal kırıklığı yaratıyor : “ Varlığımızın en büyük ve en güçlü gizeminden söz bile edemeyecek olmamız o kadar zalim ve şok edici ki ”. Damgalanma durumu bir katılımcı tarafından şöyle ifade edildi:
İnsanların büyük çoğunluğu hala daha SM’ nin Torquemada (İspanyol engizisyon mahkemesi başkanı) veya Heliogabalus (Bir Roma İmparatoru) ile ilgili olduğunu düşünüyor… Durex anketlerine göre yetişkin sekslerinde gag ve göz bağlama kullananların oranının %37 olduğunu değil.

Bu katılımcı, damgalama ile açılma arasında döngüsel bir ilişki olduğunu belirtiyor ve bu yanlış algıların “kim olduğumuza dair açık değiliz, ortada değiliz” kalıcılaştığını söylüyor. Pek çok katılımcı gerçek riskten bahsetmek suretiyle açılmaları hakkında gerçekten ihtiyatlı davrandılar: “ Ben şahsen rızaya dayanan bir saldırı sahnesinden ötürü hayatının üç yılını hapishanede geçirmiş birini tanıyorum. Gayet özgüvenli bir şekilde halletmesine rağmen onu hapse yolladılar üstelik Bay Area (Kaliforniya’da zengin bir bölge) adamıydı... Burası Kansas değildi. Gerçek bir durum.”. Bir başka katılımcı ise komşusunun BDSM eylemlerinde bulunduğu için sosyal servisleri aradığını ve sonuç olarak kendini oğluna açıklaması ve açması gerektiğini rapor etti.

Temel Seks Eğitimi İhtiyaçları Karşılanmamıştır

Katılımcılara sosyal servislerden ya da seks eğitiminden ne diledikleri, istedikleri soruldu. BDSM’ nin ve belli başlı kinklerin görünürlüğü genel olarak ortak arzu. Bazıları bu arzuları itiraf etmiş olan kimseyi tanımamanın hayal kırıklığını yaşıyordu; SM’ nin varlığını ve diğerlerinin de ilgisi olduğunu bilmenin tek yolu pornografi. İlgileri yaşamın erken dönemlerinde ortaya çıkanlar, somutlaştırma ve iletişimin (“eğer birileri gelip benimle doğrudan konuşsaydı”), anlayışın ve güvencenin (“eğer birileri bana “sende yanlış olan bir şey yok deseydi… Sanırım çok daha iyi hissederdim”) ihtiyacını duyuyor. İdeal mesajın ne olabileceğini sorduk ve bir katılımcı şunu önerdi:

Ne olursa olsun dominant da itaatkar da olsan… Bunu beyan etmen iyi bir şey… Resimlerde, edebiyatta ve toplumda hep vardı neredeyse zamanın başından beri.
Birçok katılımcı, özellikle SM hakkında rahatça konuşmayı, konuyu ele alışta yeteneklere ya da “kabul edilir bir yola” sahip olunmasını umut ediyor. Bir katılımcı, toplumun büyük kısmının rızanın ne demeye geldiğine dair eğitim almasını istiyor çünkü “Eğer insanlar rıza konseptini anlarsa o zaman kinky davranışların güvenlik ve sorumluluk içerdiğini açıklama gereksinimi gereksiz olur.”. Katılımcılar BDSM’ de yer alan insan hakları sorunlarına daha çok medya ve mahkemenin dahil olmasını istemişlerdir. Biri ise, “Keşke insanlar daha açık olsalar. Gerçekten istiyorum. Keşke bu kadar korkmasalar ve sindirilmiş olmasalar…”. Bir katılımcı görüşme sürecini örnek bir çözüm olarak gördü ve “gerçek seks hakkında…” konuşmak toplumun üstesinden gelmek için ihtiyaç duyabileceği bir şey… tüm bunların özündeki tabu.” şeklinde belirtti. Araştırmaya katılanların çoğu görüşmelerini bu konu hakkında açıkça konuşabilme fırsatının sunulmasına ne kadar minnettar oldukları ifadesiyle sonlandırdı.

TARTIŞMA

Araştırma ve literatürdeki sonuçların da ortaya koyduğu gibi BDSM’ de cinsel eğitimin ve diğer sosyal servislerin ele alabileceği toplumsal damgalanma ve açılma sorunları mevcut.
Bireysel deneyimler geniş çapta farklılık gösterse de, veriler BDSM’ nin olumsuz çerçevesine, görünmezliğine, marjinalleşmesine ve hakkında konuşmanın tabu olmasına işaret ediyor. Katılımcıların çoğu çocukluk dönemlerinde çevrelerindeki olumsuz ipuçlarından ötürü ilgileriyle uzlaşmakta zorluk çekmeleriyle fantezilerinin utanca ya da kendini yargılamaya döndüğünü rapor etti. Birçoğu şuanda kendi fantezileri ve ilgileri konusunda iyi hissettiklerini belirttiler ancak kişisel kabul kazanıldığında bile, açılma damgalanmayı da sürekli düşünmeyi gerekli kılıyordu. İzolasyonun kanıtı eşlerine, sevgililerine ya da arkadaşlarına ilgilerini açıklamayan katılımcılarda görülmüştür. Hem açılmanın planlanması hem de yürürlüğe konmasında ayrıca da ilgilerinin işyerinde ortaya çıkma korkusu gibi istenmeyen açıklamaların önlenmesi konuları da stresi içermektedir. Ankete katılanlar BDSM’ ye ilginin açıklanmasını ya dikkate aldıkları ya da görmezden gelmeyi tercih ettikleri evrensel bir sessizlik normu tarafından çevrelendiğinin farkında olduklarını bildirdi.

Açılma ile ilgili kaynaklar düşünülürken, sevgiliye veya eşe açılma ile aile üyesine, oda arkadaşına veya arkadaşa açılma arasında bir ayrım yapılması yararlı olabilir. Bu iki alan arasındaki motivasyonlar, riskler ve “uygunluk” hesaplamaları büyük farklılıklar göstermektedir. Aile ve arkadaşa açılma göz önüne alındığında en yaygın endişe uygun bir biçimde olması ve karşı tarafa yük haline gelmemesidir. Katılımcılar paylaşma, dürüstlük arzusu ile uygun davranma arzusu arasında parçalanmış durumda. Veriler, BDSM’ ye olan ilginin açıklanmasının uygunluğuna karar vermede kişisel değişkenlerin ve dalgalanan sosyal normların olduğunu ortaya koydu ve zorlayıcı aynı zaman da kafa karıştırıcı bir durum olduğunu gösterdi.

Kaynakların geliştirilmesi için bireyler çok farklı düzeylerde fanteziler veya davranışlar ile tanımlanmalara sahiptir. Bazıları toplumun çoğunluğuna açılmak isterken diğerleri hiçbir şekilde açılmaya ilgi duymuyor. Damgalanma deneyimleri bu tarz davranışların tabu olmadığı ve açılmanın gereksiz görüldüğü kabullenici ortamlara entegre olmuş kişilerle açıldıklarında açıkça yargılanan kişiler arasında farklılık göstermekte.

BDSM ile ilgilenen alt popülasyonlar farklı cinsellik eğitimine ihtiyaç duyabilir. Mesela, daha sonra BDSM olarak tanımlayacakları fantezilere sahip olan çocuklar ve gençler cinsel varyasyonlarına karşı şefkatli cevaplar içeren ebeveyn eğitiminden fayda sağlayabilir. BDSM ilgilerini cinsel kimliklerinin temel bileşeni olarak gören veya BDSM aktivizmine dahil olan kişiler “açılmanın” dili ve kavramlarından büyük ölçüde faydalanabilir. Bununla birlikte, BDSM’ yi özel bir cinsel etkinlik olarak gören kişiler açılmanın “ortaya çıkma” olarak tanımlanmasından ya da insanların cinsel varyasyonları hakkında eğitimin güvence altına alınması veya buluşma deneyimleri hakkında şefkatli desteğe son derece özel bir erişimin olması ile bağ kuramayabilir.
Cinsellik eğitimcileri, bazı gençlerin çoktan sosyal olarak, medya aracılığıyla ya da s.e.x. gibi kitaplarla kabul edici bir çevreyi deneyimlediklerinin farkında olmalıdır (Corinna,2007). Herkesin her türlü damgalanma yaşadığı varsayılmamalı ve riskle ilgili eğitim ideal olarak korku ve damgalanmaya yol açmayacak şekilde tasarlanmalıdır.

LİMİTLER

Çalışmanın birçok limiti mevcuttur. Örneklem boyutu küçük ve SM organizasyonları e-posta listeleri aracılığıyla yapıldığından ötürü daha çok güçlü SM ilgileri olan ve ilgilerini açıklayan kişilerden oluşmuş olabilir. Örneklemde kendini tamamen eşcinsel olarak tanımlayan bir katılımcı bulunmamaktadır. 14 katılımcı Doğu Yakası’nın büyük şehirlerinde yaşamaktadır ve bu durum kırsal, muhafazakar ve San Francisco gibi cinsel olarak gelişen şehirleri temsil etmede yetersizdir. Ankete katılanların arasındaki geniş çeşitlilik göz önüne alındığında, bu popülasyonlardaki alt grupların burada açıklanamayan belirli ve belirgin açılma ve damgalanma deneyimlerine sahip olması mümkündür. Bu çalışma niteliksel bilgilendirici bir araştırmadır ve genellenemez.

SONRAKİ ARAŞTIRMALAR İÇİN ÖNERİLER

Bu popülasyonun alt kümeleri ile ilgili çalışmalar damgalanma ve açılma deneyimlerindeki farklılıkları ortaya çıkardı: Demografik, psikososyal değişkenlere veya belirli bir fantezi ya da ilgiye göre mi nasıl değişmekte? Cinsel ilişkiler içerisindeki açılmanın derinlemesine incelenmesi en iyi uygulamaları ortaya çıkarabilir ve ortak zorluklar için kişilerin hazırlanmalarına yardımcı olabilir. Çocukluk ve gençlik yıllarında bu ilgi alanlarının gözükmesi ebeveyn eğitimine yönelik çalışmaları davet etmektedir. Bugün bu konuların cinsellik eğitimi sınıflarında nasıl olduğu veya olup olmadığı eğitimcileri desteklemeye yardımcı olabilir.

 
ETKİLERİ

Gelecek araştırmalar bu konudaki bilgi kapsamını genişletebilirken, mevcut bilgi durumumuzda bilinen açılma endişelerini nasıl ele alabileceğimizi ortaya koymak için literatür taramasıyla sentezlemeye devam ettik. Bu ve diğer mesajlar, bu popülasyonun hiçbir zaman kampanyalar ve sosyal yardımlar tarafından hedeflenmemesinden dolayı materyallerin test edilmesi, cinsellik eğitimi ve sağlık iletişimi araştırması için benzersiz fırsat sunmaktadır.

Bununla birlikte, Amerika’daki temel seks eğitimini çevreleyen sorunlara karşı naif değiliz ve ebeveynlerin, öğretmenlerin, yöneticilerin bu konuyla ilgili kaygıları olacağını hayal ediyoruz. Bu popülasyona erişim uzmanlaşmış, çevrimiçi veya ilerici çabalarla başlayabilir. Ayrıca, güvenlik ve davranış hakkında eğitimi ele almak için de ayrı bir araştırma odağı gerekmektedir. Bizim önceliğimiz; genç insanlara yaygın cinsel çeşitlilikler hakkında güvence vererek damgalanma ve açılma konusunda yardımcı olarak kendilerine özgü sağlıklı benlik algısı oluşturmalarına yardımcı olmaktır. Bu kaynakları geliştirmek için bazı öneriler şunlardır:

Bildiğimiz araştırmayı yansıt. BDSM hakkında genel eğitimin desteklenmesi için yeterli bilimsel kanıt bulunmaktadır. Örneğin, BDSM’ ye ilgi çocukluk döneminde başlayabilir, BDSM eylemleri geniş kapsamlıdır, katılımın yaygın olduğuna dair kanıtlar var, bazı eylemler ağrı içerebilir bazıları içermeyebilir. Bazı insanlar BDSM olarak nitelendirmeden “kinky” şeyler yapar, kinky tanımlaması zor bir kavramdır.

Elinde damganın kaldırılmasına dair gerçekler var. Araştırmaların geçmiş damgalanmayı desteklemediğini ve mevcut APA bildirilerinin klinik olarak anlamlı bir sıkıntıya ya da rıza dahilinde olmayan davranışlara yol açmadıkça sadizm ya da mazoşizmi bir problem olarak görmediğini açıklamaya hazır olun.

Biyoloji bilin. İnsan cinselliğinin çeşitli varyasyonlarının ne kadar zevkli olabileceğini açıklamak (örneğin, aşırı duyumsamanın hızlandırdığı endorfin akışı veya teslimiyetin rahatlama etkisi) insanların fantezilerini doğrulayabilir.

Rızayı öğretin. İnsanlara genel olarak rıza kavramını öğretmek ya da “güvenlilik aklı başındalık ve rızaya dayalı olma” ve “güvenli kelime” gibi BDSM’ nin güvenlik temellerini öğretmek etik kaygıları giderebilir ayrıca BDSM ile istismar arasındaki farklılıkları da açıklığa kavuşturabilir.

Mevcut açılma tavsiyesini uyarlayın. “Ortaya çıkmak” ile ilgili hali hazırda mevcut olan literatür, BDSM’ ye ilginin açıklanmasına uyarlanabilir. Eğitimciler bu açıklamanın stresli olabileceğini, açılmanın güvenliğini ve zamanlamasını değerlendirmenin ve özellikle güvenlikle ilgili soruların tepkisini önceden tahmin etmenin yollarını bulabilirler. Eğitimciler açılma ya da açılmama kararının karmaşıklığını doğrulayabilirler.

Açılma kadar açılmamayı da onayla. Bu noktada, BDSM ilgisinin gizlenmesinin sağlık açısından savunulmasını ya da karşı çıkılmasını destekleyecek yeterli araştırma yoktur. Eğitimciler, genel olarak mevcut açılmanın faydaları ve motivasyonlarını kullanabilir ve BDSM’ ye olan ilginin açıklanmasının riskleri konusunda da bilgilendirerek karar vermesinde destekleyici bir rol izleyebilir.

Diyaloğa davet. Kişiler, arkadaşlarını ve ailelerini yük atlında bırakmamak ve yerel normlara uymak için açılmakta isteksiz olduklarından, konuşmaya davet etme sorumluluğu arkadaş ve ailede olabilir. Özellikle toplumun büyük kısmı, bakıcılar, tıbbi hizmet sağlayanlar kişileri açılmaya asıl davet edecekleri veya nasıl kabul edici bir tutum gösterecekleri konusunda eğitilebilir.
Damgalanma ile başa çıkma. Cinsellik eğitimi karşılaşılabilecek olan reddedilme ya da olumsuz yargılarla nasıl başa çıkılacağına dair stratejiler içerebilir. İçselleştirilmiş damgalanma ile başa çıkmak için, eğitim materyalleri kendinden şüphe, öz-yargı ve öz-saygı konularına değinebilir.
Kaynaklar yarat. Yardım hatları, açılma ile ilgili tartışmaları gerçekleştirecek güvenli ortamlar, tavsiye sütunları ve bu gibi kaynaklar geliştirilebilir.
Kaynaklar hakkında bilgilendirme. Kişiler National Coalition of Sexual Freedom ( Ulusal Cinsel Özgürlük Koalisyonu) ve “Kink Aware Professionals” ın veritabanı ayrıca da “When Someone You Love is Kink” veya “Healtcare Without Shame” isimli kitaplar hakkında bilgilendirilebilir.

Açılmanın Risklerinden Ne Kadar Bahsedilmesi Gerektiğini Bilmek Zor

BDSM vakaları toplumsal olarak damgalanmış olsa da riskini ölçmek zordur. Paradoksal olarak, mevcut damgalanma ortamını ele almak damgalanmayı pekiştirebilir ve kodlayabilir. Güncel bilinen bazı riskler şunlardır:

  • Bir terapiste açılırken “hasta” olduğunun ve SM’ ye ilgiden dolayı “tedavi edildiğinin” söylenmesinin riski vardır. Ayrıca tedavi kayıtlarının mahkemeye sunulması ve insanlara karşı kullanılması riski de bulunmaktadır. DSM’ de önerilen açıklamaya rağmen bireysel terapistlerin eylemleri ve yasal emsaller öngörülemez.
  • Bir buluşma durumunda açılmanın, hayal kırıklığı ve romantik sıkıntının yanı sıra reddedilme ve yargılanma riski de vardır.
  • Buluşma harici durumlarda açılmanın, arkadaş veya işveren tarafından olumsuz yargılanma gibi damgalanma riskleri vardır.
  • Bazı BDSM davranışları rızaya dayansa bile yasa dışı olarak muamele görebilir. Bazı durumlarda bu açılma kararı ile ilgili olabilir.

İnsanları bu risklere karşı uyarmak ve hala cinsel çeşitliliğe karşı tarafsız ve hoş karşılayıcı bir tutum sergilemek mümkün mü? Cevap bölgelere, eğitmenlere ve hedef gruplara göre değişebilir. Bir damgalamayı güçlendirmek yerine, cinsellik eğitimciler için meşru etik seçim bu konunun belli boyutlarında sessiz kalmayı tercih etmek olabilir. Ayrımcılık karşıtı yasalar veya ayrımcılık ya da damgalanma yaşayanlara daha fazla sosyal hizmet sunulmasıyla risk azaltılabilir. Görünen o ki, bu cinsel azınlık mensupları LGB bireylerinin “ortaya çıkma” hareketinde yaptıkları gibi kişisel risk ve damgalama getiren BDSM “açılması” adına gönüllü olarak savaşmak zorunda kalabilirler.

SONUÇ

Bu popülasyonda damgalanma ve açılmanın ele alınması, araştırma ve kaynak geliştirme açısından birçok fırsat sunan nispeten yeni bir alan. Cinsellikleri BDSM içeren gençler şuanda diğer cinsel azınlıklara sunulan güvencelerin ve desteklerin çoğunu alamamaktadır. BDSM’ yi damlayıcı bir ortam aracılığıyla öğreniyorlarsa, utanç ve yalnızlık durumu geliştirme riski altındadırlar. Pop kültürü ile öğrenirlerse, sığ veya damgalayıcı bir anlayış olması olası. İyi bir bilgiye sahip olmadan belli bir ilgi üzerinde eylerlerse uygun güvenlik önlemleri olmadığından tehlikeli şeyler yapabilirler. BDSM ile bir kere tanımlandığında, her biri bağlantı, yargılanma ve damgalanma potansiyeline sahip olan her türlü açılma kararıyla karşı karşıya kalırlar. Cinsel eğitimin bu endişelerden bazılarını ele almaya başlayabileceği bazı yöntemler belirledik. Popülasyon ile daha fazla araştırma yapılması ve özel eğitim stratejilerinin test edilmesine ihtiyaç duyulmaktadır, ancak biz marjinalleşme ile damgalanmaya değinmenin ve BDSM’ ye ilgi duyulduğunun açıklamasına karar verme sürecinin desteklenmesinin cinsellik eğitimi için yepyeni bir yön olduğuna inanıyoruz.

REFERANSLAR

  • American Psychiatric Association. Diagnostic and statistical manual of mental disorders. 1st ed. Washington, DC: Author; 1952.
  • American Psychiatric Association. Diagnostic and statistical manual of mental disorders. 2nd ed. Washington, DC: Author; 1968.
  • American Psychiatric Association. Diagnostic and statistical manual of mental disorders. 3rd ed. Washington, DC: Author; 1980.
  • American Psychiatric Association. Diagnostic and statistical manual of mental disorders. 4th ed., text rev. Washington, DC: Author; 2000.
  • American Psychiatric Association. Proposed draft revisions to DSM disorders and criteria. 2010. Retrieved from http://www.dsm5.org/ProposedRevisions/Pages/proposedrevision.aspx?rid=188#.
  • Billboard. S&M-Rihanna: Currently charting. 2011, week of April 23. Retrieved from http://www.billboard.com/features/rihanna-the-billboard-cover-story-1004120008.story#/song/rihanna/s-m/23241718.
  • Breslow N. Comparisons among heterosexual, bisexual, and homosexual male sadomasochists. Journal of Homosexuality, 1986;13(1):83–107. [PubMed]
  • Breslow N., Evans L., Langley J. On the prevalence and roles of females in the sadomasochistic subculture: Report on an empirical study. Archives of Sexual Behavior, 1985;14:303–317. [PubMed]
  • Cato J. E., Canetto S. S. Attitudes and beliefs about suicidal behavior when coming out is the precipitant of the suicidal behavior. Sex Roles, 2003;49(9):497–505.
  • Coming out into SM: Our Stories. 1996. Retrieved from http://www.black-rose.com/cuiru/archive/2-6/comeout.html.
  • Corinna H. s.e.x. New York, NY: Marlowe & Company; 2007.
  • Derlega V. J., Grzelak J. Appropriateness of self-disclosure. In: Chelune G. J., editor. Self-disclosure: Origins, patterns, and implications of openness in interpersonal relationships. San Francisco, CA: Jossey-Bass; 1979. pp. 151–176.
  • Durex. The British sex survey 2009. 2009. Retrieved from http://www.durex.com/en-GB/SexualWellbeingSurvey/Pages/British-Sex-Survey-2009-Results.aspx.
  • Easton D., Liszt C. A. When someone you love is kinky. Oakland, CA: Greenery Press; 2000.
  • Falk G., Weinberg T. S. Sadomasochism and popular Western culture. In: Weinberg T., Kamel G. W. L., editors. S and M: Studies in sadomasochism. Buffalo, NY: Prometheus Books; 1983. pp. 137–144.
  • Gebhard P. Fetishism and sadomasochism. In: Masserman J. H., editor. Dynamics of deviant sexuality. New York, NY: Grune & Stratton; 1969. pp. 71–80.
  • Goffman E. Stigma, notes on the management of spoiled identity. Englewood Cliffs, NJ: Prentice Hall; 1963.
  • Goffman E. Interaction ritual. Chicago, IL: Aldine; 1967.
  • Grey L. The kinky girl's guide to dating. Oakland, CA: Greenery Press; 2004.
  • Institute for Personal Growth (IPG) Other sexual minorities. Retrieved from http://www.ipgcounseling.com/other_services.html. (n.d.)
  • Janus S., Janus C. The Janus report on sexual behavior. New York, NY: John Wiley & Sons; 1993.
  • Kamel G. W. L. The leather career: On becoming a sadomasochist. In: Weinberg T., Kamel G. W. L., editors. S and M: Studies in sadomasochism. Buffalo, NY: Prometheus Books; 1983. pp. 73–79.
  • Kay T. Coming out and getting in. Retrieved from http://www.rcdc.org/articles/tamar-comingout.html. (n.d.)
  • Kilgore H., Sideman L., Amin K., Baca L., Bohanske B. Psychologists’ attitudes and therapeutic approaches toward gay, lesbian, and bisexual issues continue to improve: An update. Psychotherapy: Theory, Research, Practice, Training, 2005;42(3):395–400.
  • Kleinplatz P., Moser C. Is SM pathological? In: Langdridge D., Barker M., editors. Safe, sane and consensual: Contemporary perspectives on sadomasochism. New York, NY: Palgrave MacMillan; 2007. pp. 55–62. (Reprinted from Lesbian & Gay Psychology Review, 6(3), 255–260, 2005)
  • Kolmes K., Stock W., Moser C. Investigating bias in psychotherapy with BDSM clients. Journal of Homosexuality, 2006;50(2):301–324. [PubMed]
  • Langdridge D. Speaking the unspeakable: S/M and the eroticisation of pain. In: Langdridge D., Barker M., editors. Safe, sane and consensual: Contemporary perspectives on sadomasochism. New York, NY: Palgrave MacMillan; 2007. pp. 85–97.
  • Link B. G., Phelan J. C. Conceptualizing stigma. Annual Review of Sociology, 2001;27:363–385.
  • Macnair M. The contradictory politics of SM. In: Shepherd S., Wallis M., editors. Coming on strong: Gay politics and culture. London, England: Unwin Hyman; 1989. pp. 147–162.
  • Maguen S., Floyd F. J., Bakeman R., Armistead L. Developmental milestones and disclosure of sexual orientation among gay, lesbian, and bisexual youths. Applied Developmental Psychology, 2002;23:219–233.
  • Marin C. Lick me, flog me, buy me! The mainstreaming of S&M has turned us into a jaded culture of kink. Newsweek. 1997, December 29-January5;131:85.
  • Mitzi & Thomas. Your first black rose gateway meeting. 2006, October 25. Retrieved from http://www.br.org/blackrose/index.php?option=com_content&task=view&id=46&Itemid=46.
  • Moser C., Levitt E. E. An exploratory-descriptive study of a sadomasochistically oriented sample. Journal of Sex Research, 1987;23:322–337.
  • Moser C. Health care without shame. San Francisco, CA: Greenery Press; 1999.
  • Moser C., Kleinplatz P. J. DSM-IV-TR and the paraphilias: An argument for removal. Journal of Psychology & Human Sexuality, 2005;17(3/4):91–109.
  • Obama B. President Obama shares his message of hope and support for LGBT youth who are struggling with being bullied. In: Savage D., Miller T., editors. It gets better: Coming out, overcoming bullying, and creating a life worth living. New York, NY: Penguin Group; 2011. pp. 9–10.
  • Pawlowski W. BDSM: The ultimate expression of healthy sexuality. In: Taverner W.J., McKee R. W., editors. Taking sides: Clashing views in human sexuality. 11th ed. New York, NY: McGraw-Hill; 2009. pp. 70–75.
  • Renaud C. A., Byers E. S. Exploring the frequency, diversity and content of university students’ positive and negative sexual cognitions. Canadian Journal of Human Sexuality, 1999;8(1):17–30.
  • Rust P. C. “Coming out” in the age of social constructionism: Sexual identity formation among lesbian and bisexual women. Gender and Society. 1993, March;7(1):50–77.
  • Sandnabba N. K., Santtila P., Nordling N. Sexual behavior and social adaptation among sadomasochistically oriented males. The Journal of Sex Research, 1999;36(3):273.
  • Savin-Williams R. C. Mom, dad, I'm gay: How families negotiate coming out. Washington, DC: American Psychological Association; 2001.
  • Smart L., Wegner D. M. The hidden costs of stigma. In: Heatherton T. F., Kleck R. E., Hebl M. R., Hull J. G., editors. The social psychology of stigma. New York, NY: Guilford Press; 2000. pp. 220–242.
  • Stoller R. Pain and passion. New York, NY: Plenum; 1991.
  • Weinberg T. S. On ‘doing’ and ‘being’ gay: Sexual behavior and homosexual self-identity. Journal of Homosexuality, 1978;4:143–156. [PubMed]
  • Weinberg T. S. Sadomasochism in the United States: A review of recent sociological literature. The Journal of Sex Research, 1987;23(1):50–69.
  • Weiss M. D. Mainstreaming kink: The politics of BDSM representation in U.S. popular media. Journal of Homosexuality. 2006;50(2):103–132. [PubMed]
  • Wright S. Discrimination of SM-identified individuals. Journal of Homosexuality, 2006;50(2):217–231. [PubMed]
-------------------------------------------

Orijinal Metinden Türkçe Çeviri : Gamze

Yazarlar: Tanya Bezreh, Thomas S. Weinberg, Timothy Edgar
[/rml_read_more]
Tags:
0 Yorum

Bir Cevap Bırakın

İçerikler izinsiz alınamaz, kopyalanamaz. ©2020 BDSM Kültürü  |  Instagram  |  Twitter

İletişim

En kısa sürede cevap vereceğiz.

Gönderiliyor

New Report

Close

Kullanıcı Bilgileriniz İle Oturum Açın

veya    

Bilgilerinizi Unuttunuzmu?

Create Account